7. MÜZDELİFE VAKFESİNDE

 

اللَّهُ أكْبَرُ اللَّهُ أكْبَرُ لا إِلهَ إِلاَّ اللَّهُ واللَّهُ أكْبَرُ اللَّهُ أكْبَرُ ولِلَّهِ الحَمْدُ.

لا إِلهَ إِلاَّ اللَّهُ وَحْدَهُ لا شَرِيكَ لَهُ، لَهُ المُلْكُ، وَلَهُ الحَمْدُ وَهُوَ عَلَى كُلّ شَيْءٍ قَدِيرٌ.

‏‏ لبيكَ اللَّهمّ لبّيك، لبّيك لا شريك لك لبّيك، إن الحمد والنعمة لك والمُلْك لا شريك لك.

‏رَبَّنَا آتِنا فِي الدُّنْيا حَسنَةً وفي الآخِرةِ حَسَنَةً وَقِنا عَذاب النَّارِ‏ .

اللَّهُمَّ لَكَ الحَمْد كُلُّهُ، وَلَكَ الكَمالُ كُلُّهُ، ولك الجَلالُ كُلُّهُ، ولك التقديس كُلُّهُ،

allâhü ekber* allâhü ekber* lâ ilâhe illâllâhü vallâhü ekber* allâhü ekber* ve lillâhil Hamd*

lâ ilâhe illâllâhü vaHdehû lâ şeriyke leh* lehül mülkü ve lehül Hamdü ve hüve 'Alâ külli şey'in Kadiyr*

Lebbeyk* allâhümme lebbeyk* lebbeyke lâ şeriyke leke lebbeyk* innel Hamde ven-ni'Ċmete leke vel mülk* lâ şeriyke lek*

rabbenâ âtinâ fid dünyâ Haseneten ve fil âhırati Haseneten ve Kınâ 'Azâben nâr* allâhümme lekel Hamdü küllühü ve lekel kemâlü küllühü ve lekel celâlü küllühü ve lekel taKdiysü küllüh*

Allah büyüktür. Allah büyüktür. Allah’tan başka hiçbir ilah yoktur. Allah büyüktür. Allah büyüktür. Hamd Allah’a mahsustur.

Allah’tan başka hiçbir ilah yoktur. O tektir. O’nun hiçbir ortağı yoktur. Mülk ona aittir. Hamd ona mahsustur. O her şeye gücü yetendir.

Buyur Allahım buyur! Emrindeyim buyur! Senin hiçbir ortağın yoktur. Emrindeyim buyur! Şüphesiz hamd sana mahsustur. Nimet de senin, mülk de senindir. Senin hiçbir ortağın yoktur.

Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver, Ahirette de iyilik ver. Bizi cehennem azabından koru.

Allahım! Hamd bütünüyle sana mahsustur. Bütün mükemmellik sana aittir. Yücelik bütünüyle senindir. Büyüklük bütünüyle sana aittir.

 

اللَّهُمَّ لَكَ الحَمْدُ حَمْداً يُوَافِي نِعَمَكَ، وَيُكافِىءُ مَزِيدَكَ، أحْمَدُكَ بِجَمِيعِ مَحَامِدِكَ ما عَلِمْتُ مِنْهَا وَمَا لَمْ أَعْلَمْ على جَمِيعِ نِعَمِكَ ما عَلِمْتُ مِنْها وَمَا لَمْ أَعْلَمْ، وَعَلى كُلّ حالٍ؛

اللَّهُمَّ صَلِّ وَسَلِّمْ على سيدنا مُحَمََّدٍ وَعَلى آلِ مُحَمَّدٍ؛

 اللَّهُمَّ اغْفِرْ لي جَميعَ ما أسْلَفْتُهُ، وَاعْصِمْنِي فِيما بَقِيَ، وَارْزُقْني عَمَلاً صَالِحاً تَرْضَى بِهِ عنِّي يا ذَا الفَضْلِ العَظِيمِ‏.‏ ‏

اللَّهُمَّ كما وَقَفْتَنا فِيهِ وأرَيْتَنا إيّاه، فَوَفِّقْنا لذِكْرِكَ كما هَدَيْتَنا، وَاغْفِرْ لَنا وَارْحَمنَا كما وَعَدْتَنا بِقَوْلِكَ وَقَوْلُكَ الحَقّ ‏فإذا أفضْتُمْ مِنْ عَرفاتٍ فاذْكُرُوا اللَّه عِنْدَ المَشْعَرِ الحَرَامِ واذْكُرُوهُ كما هَداكُمْ وإنْ كُنْتُمْ مِنْ قَبْلهِ لَمِنَ الضَّالِّين،

 

allâhümme lekel Hamdü  Hamden yüvâfiy  ni'Ameke ve yukâfiy'u meziydeke aHmedüke bi cemiy'I meHâmidike mâ 'Alimtü minhâ ve mâ lem a'Ċlem 'Alâ cemiy'I ni'Amike mâ 'Alimtü minhâ ve mâ lem a'Ċlem ve 'Alâ külli Hâl* allâhümme Salli ve sellim 'Alâ seyyidinâ muHammedin ve 'Alâ âli muHammed* allâhümmagfir liy cemiy'A mâ esleftühü va'ĊSımniy fiymâ beKıye verzuKniy 'Amelen SâliHan terDâ bihî 'Anniy yâ zel faDlil 'AZıym* allâhümme kemâ veKaftenâ fiyhi ve eraytenâ iyyâhü feveffiKnâ lizikrike kemâ hedeytenâ vagfir lenâ verHamnâ kemâ va'Adtenâ biKavlike ve Kavlükel HaKKa feizâ efaDtüm min 'Arafâtin fezkürullâhe 'Indel meş'Aril Harâmi vezkürûhü kemâ hedâküm ve in küntüm min Kablihî lemineD Dâlliyn*

 

Allahım! Nimetler sayısınca sana hamd olsun. Bildiğim bilmediğim bütün nimetlerinden dolayı, yüce zâtına layık bildiğim bilmediğim bütün övgülerle her durumda sana hamd ederim.

Allahım! Peygamber efendimize ve onun âilesine salat ü selam olsun.

 Allahım! Şimdiye kadar işlediğim günahlarımı bağışla. Bundan sonra günahlardan beni koru. Ey lütuf ve azamet sahibi! Razı olacağın iyi işler yapmamı bana nasip eyle.

Allahım! Arafat’ı görmeyi ve orada vakfe yapmayı bize nasip ettiğin gibi, burada da gösterdiğin şekilde seni anmayı bize nasip eyle. Bizi bağışla. Bize merhamet eyle. Nitekim "Arafat’tan indiğinizde, Meş’ar-ı Haram" ın bulunduğu yerde (Müzdelife’de), Allah’ı zikredin. Onu, size gösterdiği şekilde anın. Şüphesiz siz daha önce yanlış yolda idiniz.

 

 

 

 ثمَّ أفيضُوا مِنْ حَيْثُ أفاضَ النَّاسُ واسْتَغْفِرُوا اللّه إنَّ اللّه غَفُورٌ رَحيمٌ       

اللَّهُمَّ إني أسألُكَ أنْ تَرْزُقَنِي في هَذَا المَكانِ جَوامِعَ الخَيْرِ كُلِّهِ، وأنْ تُصْلِحَ شأنِي كُلَّهُ، وأن تَمُنَّ عَليَّ بِمَا مَنَنْتَ بِهِ عَلى أوْلِيائِكَ وأنْ تَصْرِفَ عَنِّي الشَّرَّ كُلَّهُ، فإنَّه لاَ يَفْعَلُ ذلكَ غَيْرُكَ، وَلاَ يَجُودُ بِهِ إِلاَّ أنْتَ يا أرْحَمَ الرَّاحِمِينَ‏!‏‏

اللَّهُمَّ أعِذنِي مِنَ الشَّيْطانِ الرَّجِيمِ، وأَعِذْني مِنْ كُلِّ سُوءٍ، وَقَنِّعْنِي بِمَا رَزَقْتَنِي وَبَارِكْ لِي فِيهِ

 اللَّهُمَّ اجْعَلْنِي مِنْ أَكْرَمِ وَفْدِكَ عَلَيْكَ، وألْزِمْنِي سَبِيلَ الاسْتِقَامَةِ حتَّى ألْقاكَ يا رَبَّ العالَمِينَ‏!

 

sümme efiyDû min Haysü efâDan nâsü vestagfirullâhe innallâhe gafûrun raHiym* allâhümme inniy es'elüke en terzuKniy fiy hâzel mekâni cevâmi'Al hayri küllihi ve en tuSliH  şe'niy küllühü ve en temünne 'Aleyye bimâ menente bihî 'Alâ evliyâike ve entaSrife 'Anniş şerra küllüh* feinnehü lâ yef'Alü zâlike gayruke ve lâ yecûdü bihî illâ ente yâ erHamer râHimiyn*

allâhümme e'Izniy mineş şeyTânir râciymi ve e'Izniy min külli sûin ve Kanni'Ċniy bimâ razaKteniy ve bârik liy fiyhi allâhümmec'Alniy min ekremi vefdike 'Aleyke velzimniy sebiylel istiKâmeti Hattâ elKâke yâ rabbel 'Alemiyn*

Sonra insanların akın ettiği yerden siz de akın edin. Allah’tan bağışlama dileyin. Şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir." sözünle bunu bize vadetmiştin. Senin vadin ise haktır.

Allahım! Bu mübarek yerde tüm hayırları bana lütfetmeni, durumumu bütünüyle düzeltmeni, dostlarına lütfettiğin şeyleri bana da ihsan etmeni ve tüm şerleri benden uzaklaştırmanı niyaz ediyorum. Çünkü bunu senden başka hiç kimse yapamaz, bunun en iyisini sen yaparsın Ey merhametlilerin en merhametlisi!

Allahım! Beni taşlanmış şeytandan koru. Her türlü kötülükten muhafaza buyur. Bana yeterince rızık ver ve bunu hakkımda bereketli kıl.

Allahım! Beni sana yol bulanların  en iyilerinden eyle. Ey Alemlerin Rabbi! Sana kavuşuncaya kadar beni bu dosdoğru yoldan ayırma.